Çocuğunuzun Düşünme Yeteneğini Geliştiren Yaklaşım

Çocuğunuzun Düşünme Yeteneğini Geliştiren Yaklaşım

Çocuklarınıza sorular sorduğunuzda—özellikle büyük ve açık uçlu sorular—onların dil gelişimini ve eleştirel düşünme becerilerini desteklemiş olursunuz. Tek kelimelik yanıtı olan (“Arkadaşın kim?”) ya da yalnızca tek doğru cevabı bulunan (“Bu boya kalemi ne renk?”) sorular yerine, sohbeti yeni bir şekilde açmaya çalışın. Aile rutinlerinde, örneğin yemek saatlerinde veya banyo zamanında, uyku öncesi hikâyeleri okurken ya da yürüyüş yaparken, ya da çocuğunuza okul gününün nasıl geçtiğini sorarken, aşağıdaki stratejileri kullanarak çocuğunuzun kendisi, fikirleri ve düşünceleri hakkında konuşmasını teşvik edebilirsiniz.

1. Açık uçlu sorular sorarak sohbet başlatın.

Çocuğunuzu analiz etmeye, değerlendirmeye ve yaratmaya yönlendirecek sorular sorun, örneğin:

• Okul öncesinde gününün en güzel (en zor, en komik, en üzücü) kısmı neydi?
• Öğretmenin bugün hangi kitabı okudu? Hikâyeyi bana anlatır mısın?
• Hikâyeyi sen yazmış olsaydın, nasıl değiştirirdin?
• Ailemize sen yemek pişirsen kahvaltı (öğle, akşam yemeği) için ne hazırlardın? Neden?

(Aşağıda “Açık Uçlu Soru Örnekleri” bölümünde daha fazla örnek bulabilirsiniz.)

2. Yanıt vermesi için yeterli bekleme süresi tanıyın.

Çocukların söylediklerinizi işlemeye, düşünmeye ve sonra cevap vermeye zaman ihtiyaçları vardır. Onlara yanıt vermeleri için en az birkaç saniye verin ve bu süreyi ihtiyaçlarına göre ayarlayın. Çocuğunuzu en iyi siz tanırsınız! Eğer soru, henüz kelime hazinesiyle cevaplayamayacağı kadar zor bir soruysa, basitleştirin. Örneğin banyo saatinde, çocuğunuz “Sence nerede banyo yapmak daha eğlenceli olurdu?” sorusuna cevap vermiyorsa, “Evde mi yoksa büyükanne-gil evinde mi banyo yapmak istersin? Neden?” diye sorabilirsiniz. Çocuğunuz büyüdükçe kelime dağarcığı da gelişecektir.

3. Çocuğunuzun yanıtlarını dinleyin.

Aktif dinleme stratejileri kullanın: göz teması kurun, fikirlerini paylaşması için cesaretlendirin, söylediklerini tekrar edin veya özetleyin. Örneğin:
“Bana öğretmeninin okuduğu hayvan hikâyelerini çok sevdiğini söyledin. Hadi kütüphaneye gidip evde okuyabileceğimiz başka hayvan kitapları bulalım. Hangi hayvanlarla başlamak istersin?”

4. Çocuğunuzun yanıtından sonra yeni bir soru sorun veya yorum yapın.

Bu, sohbetinizi daha da genişletir. Nasıl devam edeceğinizden emin değilseniz, neredeyse her zaman “Buna başka ne ekleyebiliriz?” veya “Bunu bana biraz daha anlatır mısın?” diyebilirsiniz.
Örneğin: “Dün bana okulda en sevdiğin şarkının ‘Otobüsün Tekerleri’ olduğunu söylemiştin. Hadi kahvaltıda söylemek için bu melodide yeni bir şarkı uyduralım—‘Masadaki bir yiyecek tost, tost, tost...’ gibi!”

5. Birlikte eğlenin!

Çocuğunuzun kelime dağarcığını genişletmek için büyük ve ilgi çekici kelimeler kullanmaktan çekinmeyin. Siz tanıttıkça, bu kelimeleri ne kadar kolaylıkla konuşmalarına eklediklerine şaşıracaksınız.
Örneğin:
“Okulda yaptığınız kaya koleksiyonundan o kadar çok bahsettin ki… Belki büyüyünce bir jeolog olursun.”
Ya da:
“Bana bahsettiğin şarkıyı küçük bir grubun değil de bir orkestranın çaldığı versiyonu ile dinleyelim.”

Bloga dön